CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya Belek’te bir otelde düzenlenen ve genel başkan yardımcıları, parti meclisi ve yüksek disiplin kurulu üyelerinin yanı sıra 81 il başkanı, 973 ilçe başkanı, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarının katılımıyla ‘İktidara Hazırız - Büyük Örgüt Buluşması’nda konuştu.
“Anlatacak olanlar sizlersiniz”
“Genel Başkan olarak her Salı konuşuyorum. Onun dışında defalarca toplantılarda konuşuyorum. Muhalefetin beni dinlediğinden çok daha fazla sizin dinlemeniz gerekir. Muhalefetin beni dinlediğinden yani iktidar sahiplerini kastediyorum. Beni dinlediklerinden sizin çok daha fazla dinlemeniz gerekir” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Ben konuşuyorum, Parti Sözcümüz konuşuyor, Grup Başkanvekillerimiz konuşuyor, basın toplantıları yapıyorlar, yaptığımız açıklamalar eğer geniş kitlelere ulaşmak gerekiyorsa o açıklamaları geniş kitlelere sizler ulaştıracaksınız. Televizyonlar tamam verdi diyelim bir grup televizyon verdi, radyolar hadi kısmen verdi ama ile, ilçeye, mahalleye gidecek olanlar sizlersiniz. Var olan sorunları nasıl çözdüğümüzü anlatacak olanlar sizlersiniz. Kadınlar evlere girecekler, anlatacaklar, sorunları dinleyecekler. Eğer sorunun kapsamı çok büyükse yazacaksınız ey Genel Başkan diyeceksiniz burada sorun var çok büyük lütfen bunu Ankara’da dillendir. Parti Sözcüsüne diyeceksiniz ‘lütfen basın toplantısında bunu dillendir’. Grup Başkanvekillerine diyeceksiniz bunu TBMM’nin gündemine taşı. Biz taşırız.”
Kılıçdaroğlu: Onların yanında durduk
Konuşmasının devamında Şanlıurfa örneğini veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Şanlıurfa’da köylülerin, üreticilerin elektrik sorunu vardı gittik defalarca, onların yanında durduk. Daha buna benzer çok sayıda sorun yaşanan illere gittik ve o sorunlara kilitlendik. Dolayısıyla sorunu yaşayan kişi sorunun çözüm adresi olarak Cumhuriyet Halk Partisini görecektir bir süre sonra. Stratejik çalışma budur. Sorunu yaşayan kişinin yanında olacağız ve sorunu nasıl çözdüğümüzü de onlara anlatacağız. O zaman biz toplumun her kesimine güven vermiş oluruz evet bunlar gelirler, evet bizi dinlerler, evet çözüm üretirler, evet ürettikleri çözümü bizimle de oturur konuşurlar ve ondan sonra bu çözümü TBMM’de de veya herhangi bir platformda da veya her platformda da dile getirirler diyeceklerdir. Bu bizim için değerlidir.”
“Anlatacak olanlar sizlersiniz”
“Genel Başkan olarak her Salı konuşuyorum. Onun dışında defalarca toplantılarda konuşuyorum. Muhalefetin beni dinlediğinden çok daha fazla sizin dinlemeniz gerekir. Muhalefetin beni dinlediğinden yani iktidar sahiplerini kastediyorum. Beni dinlediklerinden sizin çok daha fazla dinlemeniz gerekir” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Ben konuşuyorum, Parti Sözcümüz konuşuyor, Grup Başkanvekillerimiz konuşuyor, basın toplantıları yapıyorlar, yaptığımız açıklamalar eğer geniş kitlelere ulaşmak gerekiyorsa o açıklamaları geniş kitlelere sizler ulaştıracaksınız. Televizyonlar tamam verdi diyelim bir grup televizyon verdi, radyolar hadi kısmen verdi ama ile, ilçeye, mahalleye gidecek olanlar sizlersiniz. Var olan sorunları nasıl çözdüğümüzü anlatacak olanlar sizlersiniz. Kadınlar evlere girecekler, anlatacaklar, sorunları dinleyecekler. Eğer sorunun kapsamı çok büyükse yazacaksınız ey Genel Başkan diyeceksiniz burada sorun var çok büyük lütfen bunu Ankara’da dillendir. Parti Sözcüsüne diyeceksiniz ‘lütfen basın toplantısında bunu dillendir’. Grup Başkanvekillerine diyeceksiniz bunu TBMM’nin gündemine taşı. Biz taşırız.”
Kılıçdaroğlu: Onların yanında durduk
Konuşmasının devamında Şanlıurfa örneğini veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Şanlıurfa’da köylülerin, üreticilerin elektrik sorunu vardı gittik defalarca, onların yanında durduk. Daha buna benzer çok sayıda sorun yaşanan illere gittik ve o sorunlara kilitlendik. Dolayısıyla sorunu yaşayan kişi sorunun çözüm adresi olarak Cumhuriyet Halk Partisini görecektir bir süre sonra. Stratejik çalışma budur. Sorunu yaşayan kişinin yanında olacağız ve sorunu nasıl çözdüğümüzü de onlara anlatacağız. O zaman biz toplumun her kesimine güven vermiş oluruz evet bunlar gelirler, evet bizi dinlerler, evet çözüm üretirler, evet ürettikleri çözümü bizimle de oturur konuşurlar ve ondan sonra bu çözümü TBMM’de de veya herhangi bir platformda da veya her platformda da dile getirirler diyeceklerdir. Bu bizim için değerlidir.”
















